Belgrad - Balkan Kulübü

Belgrad

 Belgrad gezilecek yerler bakımından oldukça zengin bir şehirdir. Momo Kapor'un düşük bütçeli paris dediği Belgrad; Sırbistan'ın  en büyük şehri ve başkentidir. İstanbul ve Atina'dan sonra en eski yerleşim yeri burada kurulmuş ve şehir stratejik konumu itibariyle bir çok kez işgal edilmiş; yakılmış, yıkılmış tekrar kurulmuştur.

İsmi Sırpçat'da ' Beyaz Şehir ' anlamına gelen bu huzurlu ve aydınlık şehir kara günleri geride bırakmış aydınlık bugünlere ve yarınlara işgaller sonucu tanıştığı ve kaynaştığı kültürler ile birlikte gelmiş kozmopolitan bir yapıya ulaşmıştır.

 

Belgrad Gezilecek Yerler

 

Kalemegdan Parkı

Sava ve Danube nehirlerinin birleştiği alandaki tepede bulunan Belgrad kalesi şehrin en önemli kültürel ve tarihi yapısı olmanın yanında Belgrad’ın en güzel ve büyük parkına da evsahipliği yapar. 19. yüzyılın sonlarına doğru park olarak düzenlenen, Belgrad kalesini çevreleyen geniş plato Kalemeydan Parkı olarak adlandırılmaktadır. Belgrad’ın ana askeri üssü olarak hizmet veren kalenin çevresindeki plato düşmanı gözlem altında tutmak ve savaş sırasında gerekli hazırlıkların yapılması amacıyla kullanılmıştır. Belgrad kalesini çevreleyen platonun adı Türkçe “kale” ve “meydan” kelimelerinin birleşiminden gelmektedir.

Kalemeydan, 1. Dünya savaşından önce, halen varlığını sürdüren taş merdivenlere kadar genişletilmiştir. Taş merdivenlerin önünde bulunan zemin 1929 yılına kadar herhangi bir bakım yapılmadığı için tamamen bitki örtüsü ile kaplanmıştır. 1931 yılında park “Yüksek Kasaba”ya kadar genişletilmiştir. Parkta yürüyüş yaparken kültür ve halk için önemli kabul edilen bir çok ünlünün heykeline rastalamak mümkündür.

Günümüzde Kalemeydan parkı askeri müze, Cviyeta Zuzoric sanat merkezi, kültürel heykellerinin korunması için şehir enstitüsü, hayvanat bahçesi, çocuk parkı, bir çok spor alanı, restoranlar ve daha bir çok yapı ile farklı etkinlikleri bünyesinde toplamaktadır.

Kale gün içinde ziyarete açık ve giriş ücretsizdir. Kalede bulunan tarihi yapılar oldukça iyi korunmuş, restore edilmiştir. Nehir tarafında bulunan geniş teras Sava ve Danube nehirlerinin ve şehrin panoramik görüntüsü özellikle gün batımında harika fotoğraflar çekilmesine olanak sağlıyor.k

Knez mihaliova Caddesi

1870 yılında şehir yöneticileri tarafından Ulica Kneza Mihaila adı verilen caddenin tarihi Roma dönemine kadar uzanmaktadır.1870’lerin sonlarında inşaa edilmiş bir çok tarihi binayı, alışveriş merkezlerini, restoran ve kafeleri barındıran, araç trafiğine kapalı, Belgrad’ın en eski ve değerli heykelleri ile yasalarla koruma altında bulunan Knez Mihailova Caddesi Belgrad’ın en canlı merkezi konumundadır. Caddenin bulunduğu alan Osmanlı döneminde bahçelerle bezenmiş sokaklar, çeşmeler, camiler ve dükkanlar ile oldukça önemli bir merkez konumundaydı.

19. yüzyıl ortalarında Knez Aleksandar Karadordeviç’in bahçesi caddenin yukarı kısmında yer almaktaydı. 1867 yılında Emilijan Josimoviç tarafından Belgrad şehir planlaması kapsamında cadde yeniden düzenlendi ve bugünkü haline kavuştu. Belgrad’ın en ünlü zengin iş adamları, politik çevresi caddede inşaa edilen evleri satın alarak burada yaşamaya başladı.

Srpska Kruna Hoteli, Knez Mihailova No: 56, Belgrad’ın en modern hoteli olarak romantik tarzda 1869 yılında inşa edilmiştir. Günümüzde Belgrad Şehir Kütüphanesi olarak kullanılan bina 1945 ve 1970 yılları arasında Sırbistan Ulusal Kütüphanesi olarak kullanılmıştır.

Marko Stojanoviç’in Evi, Knez Mihailova No: 53-55, Rönesans mimarisine sahip bina 1889 yılı civarında avukat Marko Stojanoviç’in evi olarak inşa edilmiştir. 1937 yılında Güzel Sanatlar Akademisi olarak kullanılan bina günümüzde Akademi Galerisi olarak hizmet vermekte.

Balkan Evleri Bloğu, Knez Mihailova No: 46, 48, 50, 1870li yıllarda geleneksel Balkan tarzında inşa edilmişlerdir. Üç binadan oluşan bloktaki her ev aynı amaçla tasarlanmıştır, romantizm ve rönesans:

Hristina Kumanudi’nin Evi, No: 50; Kneza Mihaila ile Dubrovaçka caddelerinin kesiştiği köşede 1870 yılında inşa edilmiştir. Bir süre Fransız-Sırp bankasına evsahipliği yapan bina günümüzde Belçika ve Büyük Britanya konsolosluğu olarak kullanılmaktadır.

Kristina Mehana, No: 48; Krstiç kardeşlerin aynı isimle açtıkları otelin yönetimi olarak hizmet veren bina aynı zamanda meclis binası kurulana kadar şehir meclisine de evsahipliği yapmıştır.

Veljko Savivç’in Evi, No: 46; 1869 yılında dükkanların ve evlerin bulunduğu bina olarak inşa edilmiştir. Günümüze kadar orjinal görüntüsünde bir çok değişiklik yapılmıştır.

Knez Mihailova Caddesinin başlangıcı | Belgrad

Knez Mihailova Caddesinin başlangıcı | Belgrad

Sırbistan Bilim ve Sanat Akademi Binası, Knez Mihailova no: 35, Dragutin Dordeviç ve Andra Stevanoviç’in 1912’de hazırladıkları akademik tarza sahip mimari plan doğrultusunda 1923-1924 yılları arasında inşa edilmiştir. Binada Belgrad’ın en zengin Akademi Kütüphanesi, Sırbistan tarihine ait çok sayıda  dökümana sahip Akademi Arşivi, giriş katında Akademi Galerisi, çok özel edebiyat salonu, kitap ve antika dükkanları bulunmaktadır.

Nikola Spasiç’in Evi, Knez Mihailova no: 33, Belgradlı tüccar Nikola Spasiç’in evi olarak mimar Konstantin Jovanoviç tarafından rönesans tarzında 1889 yılında inşa edilmiştir.

Nikola Spasiç Pasajı, Knez Mihailova no: 19, 1912 yılında resesyon tarzında inşa edilmiştir.

“Grçka Kraljica” Restoranı, Knez Mihailova no: 51, Akademizm tarzında 1835 yılında inşa edilmiştir.

“Rusija” Hotel, Knez Mihailova no: 38, 1870 yılı civarında kurulduktan sonra 1920 yılında yıkılmıştır. Günümüzde “Rudnap” şirketinin ofislerine evsahipliği yapmaktadır.

TRG REPUBLİKE (CUMHURİYET MEYDANI)

Trg Republike, “Gradska Kafana” (Şehir restoranı), “Jadran” sineması, Devlet Tiyatrosu ve Sırbistan Orduevi arasındaki alanı kaplayan meydan Belgrad gezilecek yerler arasında en popüler olanıdır.

Meydan günümüzdeki görünümüne 1866’da Stambol (İstanbul) Kapısı’nın yıkımı ve 1869 yılında Devlet Tiyatrosu’nun inşaasından sonra kavuşmuştur. Stambol Kapısı 18. yüzyılda bugünkü Prens Mihailo anıtı ile Devlet Tiyatrosu arasındaki alanda Avusturyalı’lar tarafından inşa edilmiştir. Belgrad’ın hendeklerle çevrelendiği dönemlerde en büyük ve ihtişamlı şehir kapısıydı. Kapının üstünde bulunduğu İstanbul’a kadar uzanan yolun yapımından sonra Stambol Kapısı olarak ismini kazanmıştır.

Günümüzde meydanın çevresinde bulunan çeşitli kafeteryalar, belediye otobüslerinin ilk durakları, müze, tiyatro gibi binaların varlığı ve Knez Mihailova caddesinin yakınında bulunması sebebiyle çoğunlukla buluşma noktası olarak kullanılmaktadır.

TAŞMAJDAN (TAŞ MEYDAN)

St. Mark Kilisesi, Tas Mejdan | Belgrad, Sırbistan

St. Mark Kilisesi, Tas Mejdan | Belgrad, Sırbistan

Belgrad gezilecek yerler listesinde favori mekanım Taş Meydan’dır. Takovska, Ilije Garaşanina, Beogradska caddeleri ile Kralja Aleksandra Bulvarı arasında bulunan geniş taş meydan sebebiyle bu adı almıştır. Söylentilere göre Belgrad’ta bulunan tüm eski binalar buradan çıkartılan taşlarla yapılmıştır. Taş blokların çıkartılmasından sonra oluşan boşluklar uzunca zaman askeri depo, sığınak ve hatta yaralı askerlerin tedavisi amacıyla kullanılmıştır.

Taşmaydan platosunda 1835 yılında inşa edilen St. Mark Kilisesi 6 Nisan 1941 yılındaki Belgrad bombardımanı sırasında hasar görmüştür. 1909 yılında kurulan ilk Sismoloji İstasyonu günümüzde varlığını halen korumaktadır. Günümüzde meydanın çevresinde St. Mark Kilisesi (1931-1936 yıllarında restore edilmiştir), Rus Kilisesi (1924), Merkez Postahane (1934), “Taşmajdan” Spor Merkezi, “Taş” ve “Metropol Palace” Hotelleri, “Madera” restoranı, Sırbistan Radyo-TV binası, çocuk parkı bulunmaktadır.

NİKOLA TESLA MÜZESİ

Alternatif akımı bularak tüm yaşamı kökten değiştiren, Sırp kahramanı olarak kabul edilen Nikola Tesla adına kurulmuş olan müze Belgrad’ın en ilginç müzesi olarak kabul edilmektedir. Tesla’nın birbirinden harika ve ilginç icatlarını barındıran müze turu esnasında rehberin yüksek-frekans osilatörünü açması ile elinde tuttuğu ve hiç bir bağlantıya sahip olmayan floresan tübünün bir anda ışıldaması en garip gösteri olarak oldukça beğeni toplamaktadır. Elinizde bulunan ışıl ışıl floresan tüp adeta Star Wars ışın kılıcı gibi görünmekte.

MİLLİ MÜZE

Picasso ve Monet’in de aralarında bulunduğu oldukça geniş milli ve Avrupa sanat kolleksiyonunun sadece bir bölümü müzenin 3. katında bulunan sanat galerisinde görülebilir. Sırbistan’ın ilk bayan sanatçılarından biri olan Nadezeta Petroviç’in (1873-1915) çalışmaları da müzede oldukça güzel bir sunuma sahiptir.

Kaynak1

Kaynak2

 




Yorumlar

Yorum yok

Yorum yazmak için üye girişi yapın.